Yukarıda saydığımız risk faktörleri değerlendirildiğinde tarama programlarının önemi anlaşılmaktadır. Çünkü kolorektal kanser sebebi olarak görülen risk faktörlerinin çoğu önlenebilir etkenlerdir.

Öncelikle beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve bol lifli gıda tüketilmesi önerilmektedir. Daha da önemlisi; aile hikayesi, adenom öyküsü ya da inflamatuar bağırsak hastalığı gibi kanser riskini önemli ölçüde arttırdığı ispatlanmış faktörlere sahip bireylerin düzenli olarak takip edilmesi gerekmektedir. Kanser taramalarının amacı, hastalıkları erken evrede yakalayarak, toplumdaki ileri evre hastaların sayısını azaltmak ve kansere bağlı ölümlerin sayısını düşürmektir. Kolorektal kanser için yapılan tarama testlerinin de, gerek bu olguları erken evrede yakalamak, gerekse adenomları saptayarak çıkartmak yoluyla bu amaca hizmet ettiği söylenebilir.
Kolorektal kanser taramaları için yapılan testler iki temel başlık altında incelenebilir: Dışkı testleri ve yapısal incelemeler. Dışkı testleri kolorektal kanserlerin saptanmasında rol oynarlar ve en bilinenleri dışkıda gizli kan bakılması testidir. Yapısal incelemeler ise kolonoskopi ve rektosigmoidoskopi ile bazı radyolojik incelemeleri içerir. Bunlar hastalık tespitinin yanında adenomların çıkartılması gibi girişimsel işlemlere de olanak sağlarlar. Özellikle kolonoskopik incelemeler günümüzde kolorektal kanser taramalarında çok önemli bir yere sahip incelemelerdir. Yüksek risk grubunda yer alan ve belli bir yaşın üzerindeki kişilere düzenli olarak yapılması önerilmektedir. Yukarıda belirttiğimiz gibi, ileride kansere dönüşebilecek (prekanseröz) lezyonların tanı ve tedavisinde yani çıkartılmasında oynadıkları rol çok önemlidir. Bu yüzden kolonoskopik girişimler kolorektal cerrahlar için adeta olmazsa olmaz işlemlerdir.